Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşuna dair soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Yıllardır sonuç alınamayan arama çalışmaları sonunda, dosyaya eklenen yeni deliller ve iddialar ışığında 7 ilde gerçekleştirilen operasyon neticesinde 13 kişi gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında dikkat çeken isimlerden biri, Gülistan Doku’nun eski sevgilisi Zeinal Abakarov olurken, Abakarov’un eski polis olan üvey babası E.Y. ve annesi C.Y. da gözaltına alınan kişiler arasında yer aldı. Ancak operasyonun en çok dikkat çeken ismi, dönemin Tunceli Valisi ve şu anda İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel oldu.
Oğlunun gözaltına alınmasının ardından Tuncay Sonel, basın mensuplarına açıklama yaparak iddiaları kesin bir dille reddetti. Gazeteci Sinan Burhan’a konuşan Sonel, “Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi, bu olayla nasıl bir ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım” dedi.
Soruşturmanın seyrini değiştiren önemli bir gelişme ise, aile avukatına bırakılan isimsiz bir not oldu. Notta Mustafa Türkay Sonel’in adı geçmesi üzerine soruşturma derinleştirildi. Yapılan teknik incelemeler, dijital izler ve tanık beyanları, dosyanın “cinayet şüphesi” ve “delil karartma” zeminine taşınmasına sebep oldu.
Ayrıca, Doku ailesinin olay sonrası bir “çember” içine alındığı ve kamu görevlileri aracılığıyla iletişimlerinin kontrol altında tutulduğu yönünde iddialar da gündeme geldi. Özellikle Gülistan Doku’ya ait SIM kartın aileden alınmasına rağmen resmi kayıtların usulüne uygun ilerlemediği belirtilerek, “Dosya bilinçli olarak mı yavaşlatıldı?” sorusu tekrar sorulmaya başlandı.
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaybolmuştu. Ailesinin 6 Ocak’taki başvurusu üzerine başlatılan geniş çaplı arama çalışmaları ise hiçbir sonuç vermemişti. Uzun süren baraj gölündeki çalışmalar sonrasında, yeni bulgular ışığında dosya yeniden açıldı.