Filmlerde Görmekten Bıktığımız Kadın Karakterlerin Üzerine Yapışmış Saçma Klişeler

Etiketlerin yavaş yavaş yok olduğu modern çağda, dünya nihayet klişe kadın karakterlerden de sıyrılmaya başlıyor. Yabancı yapım şirketleri bu karakterlerin aslında oldukça ofansif ve artık ilgi çekmekten uzak olduğunu anlamaya başlıyor gibi görünüyor. 

Ancak ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, Hollywood yapımları için aynısını söylemek henüz mümkün değil ne yazık ki. Bu içeriğimizde, yalnızca belli başlı yönleriyle sivriltilmeye çalışılan ve artık görmekten bıktığımız klişe kadın karakterleri listeliyoruz. Şimdiden aklınıza bir sürü stereotip gelmiştir bile eminiz ki 🙂 Bakalım, içeriğimizde hangilerine yer vermişiz…??

Kaynak: https://www.sheknows.com/entertainmen…

1. Fanusta muhafaza edilen prenses:

Birçok yapımda karşımızda çıkan, günümüzde dizilere de sıkça konu olan, sürekli korunan ve gözetlenen, ayağına taş değse kıyametler koparılacak prenses karakteri. 

Buna en güzel örneklerden biri de Roman Holiday‘deki güzeller güzeli Audrey Hepburn.

2. En yakın arkadaşının sevdiği adamı elinden alan ‘aşk kadını’:

İnsanları paranoyaklaştıran, aşktan ve dostluktan şüphe ettiren bu klişe de artık rafa kaldırılması gerekenlerden.

My Best Friend’s Wedding bu konuyu işleyenlerden.

3. Yuva yıkan seksi sekreter:

Günümüzde o kadar kalıplaşmış ki, neredeyse aldatmayla ilgili her yapımda gözlerimiz seksi sekreter tiplemesi arıyor(!)

Bir erkeğin kalbini çalan seksi sekreter örneklerinden biri de Love Actually‘dir.

4. Hayatında aşk olmayınca eli ayağı titreyen o yakın arkadaş:

Özellikle romantik komedilerde sıkça yer verilen bu karakter ne pahasına olursa olsun aşkının peşinden giden, mantığını ve hayatını bir kenara bırakan bir kadın tiplemesi oluyor.

Bunlardan biri de, ailesini, arkadaşlarını ve harika işini daha üç gün önce tanıştığı bir adam için çöpe şutlayan, Idina Menzel’in Enchanted‘daki karakteri.

5. Şeytanla akraba olan üvey anne:

Yetmedi mi artık? Birbirinden iyi üvey annelerin olduğu bir dünyada, bu karakteri de görmekten gına gelmiştir artık hepimize. 

Ama biz A Cindrella Story‘deki ikonik üvey anneye hakkını verelim yine de.

6. Kuyu kazan kız kardeş:

Bi de üvey annenin bir üst levelı olan kötücül kız kardeşimiz var tabii. Öteki de saflıkta üstüne tanımaz genelde. Taa ki gerçekler ortaya çıkana kadar…

27 Dresses filmini izlediyseniz tanıdık gelmiştir söylediklerimiz.

7. Kendini keşfeden güzeller güzeli bakıcı:

Evin her şeyiyle ilgilenen bakıcı/yardımcı karakterimiz bir anda aptal aşık moduna girer. Evin otoriter hanımı bundan hoşlanmaz. Ya da potansiyeli sonradan, bu ailenin içindeyken ortaya çıkar. Tanıdık geldi mi senaryo?

Gelmediyse, belki de daha önce izlemiş olduğunuz, Scarlett Johansson’ın başrolde oynadığı The Nanny Diaries‘i bi hatırlayın deriz.

8. Erkeklerin hayallerini süsleyen havalı kız:

Birçok erkeğin, gerçek hayatta hayalini kurduğu havalı kız imgesini oluşturmak için bu karakterleri sürekli ekranlarda göstermek istediğine inanılıyor. Öyle ki, birçok dizide ve filmde karşımıza sıkça çıkan bir tipleme.

Cameron Diaz’ın bira aşığı, havalı ve güzel bir kadını canlandırdığı There’s Something About Mary, Kate Hudson’ın basketbola fazlaca ilgili karakteri oynadığı How to Lose a Guy in 10 Days, How I Met Your Mother‘ın herkesi kendine aşık eden Robin’i ‘havalı kız’larımızdan bazıları.

9. Düğün süreci boyunca sinir krizleri geçiren, bela paratoneri ‘zor gelin’:

Israrla bir şeylerin ters gittiği, gelinin ‘bu benim hayatımın en önemli günü’ düşüncesiyle her olumsuzlukta daha da histerikleştiği bir senaryoya denk gelmişsinizdir. Bu ‘delirmiş gelin’ karakteri de artık güldürmeyenlerden ne yazık ki.

Siz yine de ilgiliyseniz Kate Hudson ve Anne Hathaway’in yer aldığı ünlü yapım Bride Wars‘a bakabilirsiniz.

10. Tek aşkı işi olan, sert görünümlü kraliçe arı:

Bu işkolik kadınımız genelde bütün gençliğinden, aşkından ve cinsel hayatından feragat eden ve günün sonunda bir aydınlanma yaşayıp pişman olan bir karakterdir. Anna Kendrick’in yer aldığı Up in the Air ve Meryl Streep’in yer aldığı The Devil Wears Prada‘da olduğu gibi…

Bunlar başarılı filmler elbette, ancak  bir süre ara mı versek bu klişeye?

11. Başarılı, zengin ve yaşlı adamın çekici ve genç sevgilisi:

Klişeleşmenin ötesinde birçok kişi için bir hedef ve örnek haline gelen bu basmakalıplaşmış karakter aslında fazlasıyla kadını aşağılayan türden. 

Gösterişli hayatıyla istediği kadar kadını etkileyebileceğini düşünen erkek tiplemesi de yanında olmazsa olmazı (!). 

Superfly filmindeki ana karakterlerden olan ve bahsi geçen tiplemeye uyan kadın, yine bahsi geçen erkek tiplemeli ve başka bir sevgilisi daha olan birinin sözde aşkı.

12. Buzlar kraliçesi:

Etrafındakilere buzdan bir duvar ören ve duygusallıkla işi olmayan bu tiplememiz de erkekler için mücadele etmesi en çok keyif verenlerden. 

Bu kariyer odaklı ve ketum kadın ve onu kendine aşık etmeye çalışan ‘başarılı’ erkek tiplemesini Jurassic World‘de de görebiliyoruz.

13. Çekici ve seksi Latin:

Cana yakın, ateşli ve kendinden emin kadın tiplemesi de Hollywood’un en sevdiklerinden…

Fools Rush In‘deki Salma Hayek ve Fast and Furios‘daki Michelle Rodriguez de bu tiplemenin başarılı oyuncularından.

14. Hayatını ve kendini salmış ‘pasaklı’ yaşlı kadın:

Bu karakter de yaşlı kadınlar kendine bakmaz, bir süre sonra kendileri de dahil birçok şeyi umursamaktan vazgeçerler ve kimsenin gülmediği şakalar yaparlar klişesinin örneği…Hatta bazen bu karakteri, ‘daha komik olsun diye’ ve zaten kendine bakmadığı için kimin oynadığının bir öneminin olmaması(!) sebebiyle kadın gibi giyinen bir erkek de oynar. 

Susan Sarandon’ın yer aldığı Tammy buna örnek olanlardan yalnızca biri.

15. Şuh ve enerjik siyahi akıl hocası:

Enerjisi ve neşesi daima yerinde olan, herkese akıl verme konusunda yardımcı olan o karakteri hepimiz biliyoruzdur. 

Monster-in-Law‘da olduğu gibi…

16. Altın kalpli hayat kadını:

Bir yakınlaşmanın ardından gerçek benliğini ortaya çıkaran, derin ve duygusal hayat kadını ve ona sevgiyle kollarını açan erkek senaryosu da ‘baydı artık’ dedirtenlerden. 

Bu senaryoyu işleyen bazı yapımlar ise Marisa Tomei’nin yer aldığı The Wrestler ve Julia Roberts’ın oynadığı Pretty Woman.

17. Bir anda evrim geçirerek ilgi odağı olan ‘inek’ kız:

Birçok dizide, filmde hatta şarkı klibinde gördüklerimize göre eğer okulun çalışkanıysanız aşkta şansınız yoktur. Çünkü muhtemelen diş telleriniz ve gözlüğünüz vardır ve bunlar sizi çirkin kılan şeylerdendir. 

Ama sonra karakterinizden ödün verip ilgi gören insanlar gibi olmaya başladığınızda hayatınıza bir sihirli değnek değer. Tıpkı Never Been Kissed‘deki Drew Barrymore gibi…

18. Tehdit için kullanılan, erkek başrolün gözbebeği kadın:

Bu karakter türü de genelde erkek ana karakterin kızı, eşi, annesi ya da kız arkadaşı olur. Tek vasfı, Sin City‘deki Goldie gibi, uğruna bir çaba gösterileceği bilindiği için kaçırılmak, daha doğrusu oradan oraya sürüklenmektir.

19. Çılgın, kedici kadın:

Romancing the Stone’daki Kathleen Turner gibi, kendi başına yaşayan ve sosyal becerileri zayıf olan bu karakterimiz günlük hayatımıza dahi adapte olmuş, etraftan ‘ileride kedili kadın olursun’ cümleleri duymamıza sebep olan türden.

20. Takıntılı eski sevgili:

Stalk manyağı, sürekli bir yerlerden fırlayan ve olay çıkaran eski kız arkadaş tiplemesine de denk gelmediğimiz yapım yoktur diye düşünüyoruz. 

Fatal Attraction’daki Glenn Close ve My Super Ex-Girlfriend’deki Uma Thurman bu karakteri canlandıranlardan.

21. Whatsapp kız grubu tavsiyeleriyle hayatına yön veren arkadaş:

Bu kişi de What’s Your Number‘daki Anna Faris’in oynadığı karakter gibi başkalarının fikirleriyle hareket eder. En saçma tavsiye bile azıcık da olsa aklına yattıysa (ki genelde yatar) hemen yapmaya koyulur. Tuhaf bir şekilde bu tavsiyenin sonunda, saçmasapan deneyimler yaşasa da, mutlu olur.

22. Sakar güzel:

Rachel Weisz’ın The Mummy‘de, Anna Hathaway’in The Devil Wears Prada‘da canlandırdığı bu karakter günümüzde de birçok yerde karşımıza çıkıyor. 

Bu hala sempatik geliyor mu gerçekten? Her şeyiyle dört dörtlük olan, genelde güzelliğinin farkında olmayan bu sakar ve güzel tiplemesi de bir süre unutulmalı bizce.

23. Önce baştan çıkarıp sonra süründüren kadın:

Sharon Stone’un oynadığı Basic Instinct‘teki gibi, bu karakterdeki kadın seksapalitesinin daima farkındadır ve bunu iyi kullanır. 

Ne istediğini ve onu nasıl alacağını bilen kadın karakterler yaratmak güzel de bunu kötülükle birleştirmek biraz art niyetli ve kadınlar üzerinden kurulan ‘şeytan’ imgesiyle bağlantılı sanki? Bu eski çağlarda kalmadı mı artık, ne dersiniz?

24. Başı dertten kurtulmayan ve onu kurtaracak kaslı ve yakışıklı bir erkeğe ihtiyaç duyan zavallı kız/kadın:

Salma Hayek’in oynadığı Wild Wild West ve Robin Wright’ın yer aldığı The Princess Bride gibi filmlerde gördüğümüz bu zavallı kızcağız/kadıncağız tiplemesi de derinlikten oldukça uzak klişelerden ve artık eski peri/prenses masallarında kalması gerekenlerden.

25. Masumu oynayan gizli şeytan:

Masum gibi davranıp gerçek yüzü sonradan ortaya çıkan, kötü kadın tiplemelerinden biri.

Mean Girls‘deki Rachel McAdams ve Cruel’daki Sarah Michelle Gellar bu karakteri canlandıranlardan.

26. Kabuğuna çekilmiş erkeği hayata döndüren neşeli peri kızı:

Kanatlarını takıp, kelebekler ve baloncuklarla dolu bir fantezi dünyasından çıkıp gelmiş gibi daima pozitif ve neşeli olan bu enerjik kızlarımızın misyonu, içe dönük erkek başrolleri hayata bağlamak. 

Zooey Deschanel’in oynadığı 500 Days of Summer bunlardan biri…

27. Kötü karakterin cicişleri:

Hayatlarını, ne yazık ki, yanlarında oldukları kötü karakterlere adayan kadınların yer aldığı yapımlardan bazıları, Rebecca Romjin’in yer aldığı X-Men ve Fembotların olduğu Austin Powers.

Gerçekten kadını oldukça objeleştiren bir klişe…

28. Para yerine erkekleri harcayıp paralarını alan ‘karadul’:

Bu karakter bildiğiniz üzere, önce baştan çıkarıp sonra can alan türden…Parasını elde etmek için kocasını/kocalarını öldürmenin yollarını arayan karakterimiz, bir nevi seri katil.

Clue‘daki Madeline Kahn ve Addams Family Values‘daki Joan Cusack bu karaktere can verenlerden.

29. Eli kolu bağlı, yardım bekleyen kadın:

Filmin büyük bir çoğunluğunda elleri, kolları bağlanmış ve ağzı bantlanmış bir şekilde gösterilen bu ‘çaresiz’ kadın imajı da yaratıcılıktan oldukça uzak olanlardan. 

Qi Shu’nun yer aldığı The Transporter ve 80’lerdeki neredeyse her yapımda görüyoruz bu tiplemeyi (Günümüzde bile).

30. Para avcısı:

Bütün emelleri zengin erkeklerle birlikte olup paralarını yemek ve statü sahibi olmak üzerine kurulu olan, para avcısı kadın tiplemeleri de fazlasıyla yanlış örnek oluşturan ve görmekten bıktıranlardan. Nanny McPhee‘deki sinir bozucu Mrs. Quickly gibi…

Daha orijinal ve keyifli izleyebileceğimiz kadın karakterlerin ve yapımların artması dileğimizle. ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir