Can Holding soruşturması genişliyor: “Kontrollü teslimat”

can holding sorusturmasi genisliyor kontrollu teslimat SP65QV6U

Can Holding Yetkilileri Hakkındaki ‘Kara Para’ Soruşturması Devam Ediyor

Can Holding yetkilileri hakkında yapılan ‘kara para’ soruşturması ile ilgili olarak eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme raporlarıyla ilgili soruşturmayı değerlendirdi.

Başak, toplamda 152 şirkete kayyum atanmasına neden olan soruşturma hakkında şunları söyledi: “Kara para veya kaçakçılık uygulamalarındaki ‘kontrollü teslimat süreci’ benzetmesiyle suçların tam olarak ortaya çıkarılması adına önemli bir adım atılıyor. Bu operasyon, son yılların en kapsamlısı olma özelliği taşıyor.”

Soruşturma dosyasında yer alan iddialardan biri de Can Holding’in Ciner Grubu’na ait medya kuruluşlarını satın almak için kaynağı belirsiz 350 milyon doları elden yatırdığı yönündeydi. Başak, bankanın bu işlem için şüpheli işlem bildiriminde bulunmaması durumunda banka yöneticilerinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

Emanetçilik Tartışmaları

Soruşturma kapsamında Doğa Koleji ve Bilgi Üniversitesi’nin el konulmasıyla başlayan ’emanetçilik’ tartışmalarına da değinen Başak, Doğa Koleji’nin eski sahibi olan Ömer Saçaklıoğlu’nun, okulun kendisine verilmesiyle ilgili ilginç bir anıyı paylaştı. Saçaklıoğlu’nun, eğitimle ilgili bir geçmişi olmamasına rağmen okulu nasıl aldığı sorulduğunda, “Ben eğitim işinden anlamam, çağırıp ‘Okul senin’ dediler, ben de aldım” yanıtını verdiği aktarıldı.

Can Holding’in eğitim kurumlarına sahip olmadan önce eğitim alanında bir geçmişi olmadığını vurgulayan Başak, emanetçilik iddialarının ne şekilde sonuçlanacağını zaman göstereceğini belirtti.

Can Holding soruşturmasıyla ilgili haberlerin, iktidara yakın medya kuruluşları tarafından detaylı bir şekilde ele alınmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Başak, holdinglerin kara para trafiği oluşturduğu iddialarına da değindi.

Ciner Grubu’nun Can Holding’e devrettikleri medya kuruluşlarının karşılığında ödeme alamadığının medyada yer alması, emanetçilik iddialarını güçlendirdiğini belirten Başak, gelişmelerin pek çok kuruluşta endişe yarattığını ifade etti.

Başak, suçlu olduğu iddia edilen kişiler arasında eğitim ve medya gibi stratejik varlıkların alım-satımlarında yönteminin ilk defa bu kadar açık bir şekilde izlenmesinin ülkeye zarar verebileceğini söylerken, bu durumun diğer şirketler için de tehlike oluşturabileceğine dikkat çekti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir